Atatürk'ün Yolu Hepimizi Mutluluğa Götürür!

Metin Tulga

06-10-2026 21:01

Mustafa Kemal’in 24-25 Ekim 1919’da Amasya’da Tasvîr-i Efkâr muhabiri Ruşen Eşref ile görüşmesi sırasında, Mustafa Kemal Anadolu'daki durum hakkında görüşlerini bildiriyordu. Öğleden sonra Amasya panayırında pehlivan güreşleri vardı. Atatürk oraya davetliydi. Meydana gelişinde büyük bir halk kitlesi kendisini alkışladı. Bu ilgiden çok etkilenerek Ruşen Eşref’e dönüp şunları söyledi:

"Bak kardeşim, böyle milletten nasıl ayrılırsın? Bu eski püskü giysilerin içinde kötü gördüğün insanlar yok mu? Onlarda öyle bir yürek, öyle bir cevher vardır ki olmaz şey! Çanakkale’yi kurtaran bunlardır. Kafkas’ta, Galiçya’da, şurada burada aslan gibi çarpışan, yokluklara aldırmayan bunlardır. Şimdi bu adamcağızların sosyal seviyelerini yükseltmek herhangi bir hükûmetçilik açgözlülüğünden daha iyi değil midir? Bu insani çabaların yanında siyasi mücadeleler bayağı kalır, değil mi ya? Siyasi çatışmaların çoğu yararsızdır. Fakat toplumsal çabalar her zaman için yararlıdır. Bizim aydınlarımız buna çalışmalı. Neden Anadolu’ya geçip çaba harcamazlar? Neden milletle doğrudan doğruya temasta bulunmazlar? Ülkeyi gezmeli, milleti tanımalı. Eksiğini görmeli ve göstermeli. Milleti sevmek böyle olur."

Milletine güvenip aydınlara yol gösteren Atatürk, yalnızca o zamanın aydınlarına değil, yurdun gelişmiş bölgelerinde yaşayarak Anadolu'yu hiç tanımamış günümüz aydınlarına da birikimlerini Anadolu'ya aktarmalarının zorunlu olduğunu anlatmak istemiştir. Asırlarca sosyal bakımdan ihmal edilmiş Anadolu, imparatorluktan elimizde kalan son kara parçası olması dolayısıyla bugün Atatürk'ün o gün elinde bulunan olanaklardan çok daha fazlasına sahiptir.   

Asırlar boyu yönetenler halkla aralarına sınır koymuş, kendileri şatafatlı ve gösterişli bir hayat yaşarken halkı tanıma ve sorunlarını öğrenme gereği duymamışlardır. Halkın eğitimi ve yaşamı, padişahın atadığı yerel yöneticiler ile kendilerine "ulema" veya "şeyh" denilen ağa ve beylerin insafına bırakılmıştır. Demokratik ortamda dahi yönetenler güya halkın seçtiği elitler olmuş; bunun sonucu olarak Toprak Kanunu ve Köy Enstitüleri gibi önemli sosyal düzenlemeler, ağaların ve beylerin oluşturduğu millet meclislerinde "demokrasi" denilerek askıya alınmıştır.   

Halkın eğitimi unutularak refahı düşünülmemiş, "her mahallede bir milyoner" parolasıyla elitlerin yönettiği bu sistem, ülkede fakir halkın daha da fakirleşmesine ve çalışan orta kesimin giderek ekonomik sıkıntıya girmesine neden olmuştur. Birkaç milyon tuzu kuru insan refah içinde yaşarken; fakirlik köylerden şehirlere taşınmış, orta sınıf yok olmuş ve halk büyük bir yoksulluk içine itilmiştir. Yöneticiler ise bunu kendi medyaları ve basını aracılığıyla "kalkınma" olarak halka kabul ettirmişlerdir.

Tabandan gelen karşı tepkiler önce demokratik yollarla meclis ve hükûmetin ele geçirilmesiyle önlenmiş; uyanan halkın tepkileri artınca önce güvenlik güçleri, ardından adalet sistemi devreye sokularak halkın anayasal hakları dahi engellenmiştir. Kendi tabanlarını oluşturarak geliştirdikleri yolsuzlukları, bunları açığa çıkaran muhalefete yükleyen bir propaganda sistemiyle halk demokrasiden soğutulmaya çalışılmış; "Kim gelirse gelsin durum değişmez" algısı yaratılarak seçimlerle hiçbir şeyin değişmeyeceği ön yargısı beyinlere yerleştirilmiştir. Kurulan bu düzenin değişmemesi için her türlü antidemokratik önlem alınmış, uygulanan bu program en azından bir jenerasyon üzerinde etkili olmuştur.

Halkın, kendisini sömüren unsurlarla demokratik ortamda mücadele edebilmesi için tek yol sandıktan geçmektedir. Ancak elinde bütün devlet olanakları bulunan yönetim, halkın aydınlanmasını önleyebildiği gibi muhalefetin organize çalışmalarını da engellemektedir. Bugün Atatürkçülere düşen görev, halinden şikâyet edip "Bu memleket adam olmaz" düşüncesiyle politika dışında kalmak değildir; bu, ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Milletin boğazından kesip eğittiği aydın kesim artık uyanmalı, ülkenin gerçeklerine eğilerek çalışan insanlara yardımcı olmalıdır.

Bütün bu engellemelere karşın, teknolojinin olağanüstü gelişmesi öğrenme yollarını pratikleştirmiş; bilgiye erişim olanakları olağanüstü kolaylaşmıştır. Artık toplumda değişim, elitlerin tekelinden çıkarak kendiliğinden genç insanların eline geçmiştir. Artık kimse halkı uydurma bilgilerle kontrolü altına alamaz. Gelmekte olan genç jenerasyon, dünyayı her türlü araçla izleyerek neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayabilmektedir. Değişim bu defa olmazsa gelecek sefer mutlaka başarıya ulaşacak, ülke feraha kavuşacaktır.

Ancak bozulan düzenin tekrar rayına oturması kaybedilen her gün daha da zorlaşacağı için, Atatürk'ün temelini attığı çağdaş düzene demokratik yolla en kısa zamanda erişmemiz gerekir. Aydınlar, gençler! Atatürk'ü okuyun ve kararlarınızı ondan sonra verin. Gençlik uydurma bilgilerle yönlendirilemez. İmam hatipli olsun veya bir başka devlet kurumunda eğitilsin; her genç aydın doğru bilgilere erişebilecek, dünyayı, sosyal adaleti ve Kur'an-ı Kerim'i okuyarak kendi aklıyla dinini doğru öğrenebilecek kapasitededir. Siz bu yeteneğinizi, vatandaşlarınızı aydınlatmak için kullanmak zorundasınız.

Gençler! Ben bu işe geç de olsa ömrümün son yıllarında katıldım. Siz hiç olmazsa geç kalmayın! Atatürk'ü okuyun! İslam dinini de Atatürk'ten ve onun gibi düşünen İmam-ı Âzam'dan, Mâtürîdî'den ve Hacı Bektaş Veli'den öğrenerek Allah'ın istediği insan olun.

Demokratik, laik ve bağımsız bu cennet vatanda, refah, sosyal adalet ve kardeşlik içinde ülkeyi çağdaş uygarlıklar seviyesine ulaştırmak sizin elinizdedir. Ben de kitaplarım ve yazılarımla bu yolda size yardımcı olmaya çalışacağım. Yolunuz açık olsun.

Dr. Metin Tulga

DİĞER YAZILARI Atatürk'ün Demeci 01-01-1970 03:00 Üsküdar! 01-01-1970 03:00 Taksim Semti Hatıralarım! 01-01-1970 03:00 Bir Kadıköy Rüyası! 01-01-1970 03:00 Okullardaki Güven Sorunu Nasıl Çözülebilir! 01-01-1970 03:00 Doğa Eğitimi Çocuklara olduğu Kadar Anne ve Babalara da Verilmelidir! 01-01-1970 03:00 Mondros Mütarekesinden Cumhuriyete Kadar Siyasi Durum! 01-01-1970 03:00 Sağ-Sol Çatışmalarının Kaynağı ve Farklı Kuşaklar! 01-01-1970 03:00 Demokratik ve Tam Bağımsız Türkiye İçin Güneş Ufuktan Şimdi Doğacak: Yürüyelim Arkadaşlar 01-01-1970 03:00 Hukukta Neler Oluyor? 01-01-1970 03:00 Suskunluk Tehlikesi Ve Acil Seçim! 01-01-1970 03:00 Osmanlı Devleti'nin Gerilemesinde Ekonomi! 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun Reçetesi: Atatürk Devrimleri, Gençlik ve Yeni Parti! 01-01-1970 03:00 Okurlarımla Sohbetler! 01-01-1970 03:00 Din Uygulamaları ve İmam-ı Azam'ın Görüşleri. 01-01-1970 03:00 Atatürk'ün İkili Devrimi: Devlette Laiklik, Dinde Öze Dönüş! 01-01-1970 03:00 İslamda üç arınma: Hz. Muhammed,İmam-ı Azam Ve Atatürk! 01-01-1970 03:00 Avrupa ve Anadolu'nun Arkeolojik Kökenleri! 01-01-1970 03:00 Halkevleri Hakkında Görüşüm! 01-01-1970 03:00 Atatürk Milliyetçileri Birleşmeliyiz! 01-01-1970 03:00 93 Yıllık Ömrümde... 01-01-1970 03:00 Çerçeve Yasası, Yeni Parti ve Atatürk Çizgisinde Birlik 01-01-1970 03:00 İnsanlar Yaşadıkça! 01-01-1970 03:00 Yeni Parti Tüzüğünde ve Prensiplerinde Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Neden Yeni Partiye Oyumu vereceğim! 01-01-1970 03:00 Çevreyi Koruma Bilinci 01-01-1970 03:00 Okurlarımla Sohbetler 01-01-1970 03:00 Yeşil Mirasımızı Korumak! 01-01-1970 03:00 Yeni Parti hakkında Görüşüm! 01-01-1970 03:00 Unutulan Töre, Geciken Adalet! 01-01-1970 03:00 Devlet Bağımsızlığının En Önemli Unsuru Ekonomik Bağımsızlıktır! 01-01-1970 03:00 Atattürk'ün izinde Devrimleri Halka Anlatmak! 01-01-1970 03:00 Tarih Öncesi Dönemde Avrupa'nın Oluşumunda Göçlerin Önemi! 01-01-1970 03:00 Çocuk Sağlığı Ve Aşılarda Koruyucu Hekimliğin Uygulanmasının Önemi! 01-01-1970 03:00 Hekim Hasta İlişkileri! 01-01-1970 03:00 Türkiye'de Bakıma Muhtaç Hastalar Şu Anda Ne Durumda? 01-01-1970 03:00 Mısır Luxor Kenti ve Sanat Eserleri ( 1990) 01-01-1970 03:00 Atatürk Milliyetçiliği 01-01-1970 03:00 Benim Atatürkçü Tarım Projem! Köylü Nasıl Tekrar Eski Köylü Olabilir! 01-01-1970 03:00 Okurlarımla Sohbetler! 01-01-1970 03:00 Şehir Hastaneleri ülkemiz İçin Yararlı mı? 01-01-1970 03:00 CHP’nin, Atatürk’ün Tamamlanmasını Arzu Ettiği Devrimlerdeki Tutumu Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Orta Asya'da Siyasi ve Sosyal Anlamda Yaygın Olan Örfi Hukukun Osmanlı Devlet Yönetimine Etkileri! 01-01-1970 03:00 Spor Sağlık ve Yaşlılık! 01-01-1970 03:00 Keşfetmekle geçen bir ömür: 92 yıllık serüven! 01-01-1970 03:00 Ütopya ( Hayalimdeki Türkiye Cumhuriyeti) 01-01-1970 03:00 Hantavirüs Gerçeği: Yeni Bir Pandemi mi Yoksa Yersiz Bir Panik mi? 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye  (Bölüm II) (Atatürk’ün Sağlık ve Beslenme Politikası) 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye (Beslenme ve Sağlık Sorunları). Bölüm 1 01-01-1970 03:00 Müthiş Türk Kadınları! 01-01-1970 03:00 Sağlık Kuruluşlarında ve Hekimlerin Çalışmalarında Saptadığım Eksiklikler ve Önerilerim 01-01-1970 03:00 Tarihi Gerçeklerden Aksiyon filmine: Ekrandaki " Kuruluş " yanılgısı! 01-01-1970 03:00 Almanya'da 10 yıl ve 1965 sonbaharı.. 01-01-1970 03:00 II.Bölüm -CHP Ne yapmalı nasıl davranmalı-Ekrem İmamoğlu'nda gözlemlediğim özellikler! 01-01-1970 03:00 I. Bölüm-CHP ne yapmalı nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Osmanlı Devleti'nde Eğitimin Gelişimi ve Cumhuriyet Dönemi Eğitimi 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 3) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 2) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan hatırladığım İstanbul! 01-01-1970 03:00 Kitaplar ,kitap yazmak ve okumak hakkında.. 01-01-1970 03:00