Çeşitli kitaplarım, YouTube videolarım ve farklı fırsatlarla yayımladığım makaleler arasında en çok önem verdiğim, ancak sanıyorum ki en az okunan eserim "Spor, Sağlık ve Bağışıklık" adlı kitabım olmuştur.
Ben çocukluğumdan beri spora, diğer tüm hobilerimin çok üzerinde bir önem verdim. Ne yazık ki halkımız sporu yalnızca taraftarlık yapmak veya bahis oynamak üzerinden konuşuyor. Batılı ülkelerde futbol, basketbol, at yarışı gibi spor faaliyetleri, daha çok geçmişte bu alanlarla ilgilenmiş veya kulüplerde görev almış kişilerce sohbet konusu edilir. Sporun her dalına ilgi duyan halk ve gençlik ise bunları sadece konuşmak yerine, sporu kendileri için bir fırsat olarak görüp ona gerektiği kadar zaman ayırmayı tercih eder. Yurdumuzda ise zaman zaman arkadaşlarımızla topluca katıldığımız gezilerde bile spor yapmayı tercih edenler çok küçük bir azınlıkta kalıyor.

Hekimlik hayatım boyunca çeşitli hastalıkların tedavisinde sporu hep bir tedavi aracı olarak önerdim. Hatta Almanya'dan yurda dönüp aktif hekimliğe başladığım yıllarda, hastalarıma sunduğum spor önerileri bazen alay konusu bile olmuştu. Sporu sadece meslek olarak yapan profesyonel sporcular bile, çeşitli nedenlerle spora ara verdiklerinde psikosomatik şikayetlerle bana başvurmuşlardır. Hatta bir kısmı, ağır yarışma hazırlıklarından sonra sürekli grip olduklarından yakınmıştır. Bir keresinde bana başvuran bir hekim arkadaşıma spor yapmasını önerdiğimde, gözlerini fal taşı gibi açarak, "Bana spor yap deme, ben neredeyse tuvalete bile arabayla gidiyorum!" demişti.

Astımlı çocukların şikayetlerinin önemli bir kısmının psikosomatik nedenlere bağlı olduğunu ve bir kısmının da bağışıklığı düşük olduğu gerekçesiyle hekimleri tarafından açık havaya çıkarılmalarının yasaklandığını öğrendiğimde, Almanya'da bebekleri temiz hava almaları için balkonda uyuttuğumuzu hatırlatmadan geçemeyeceğim. Çocuklarının bağışıklıklarını artırmak için Doğu Anadolu'da ağır iklim şartlarında yaşayan vatandaşların çocuklarını çeşme başında buz gibi suyla yıkamaları, bana Kıpçakların Orta Asya'dan Avrupa'ya yönelen ve asırlar süren göçlerinden önce çocuklarını buz gibi suya sokarak bağışıklık kazandırdığını hatırlattı.

Spor yapmak, hareket edebilen her insan için şarttır. Bu yolla başta kanser, kalp ve solunum yolu hastalıkları önlenebildiği gibi, spor bu hastalıkların tedavilerine de yardımcı olarak uygulanabilir. Kadınların menopoz dönemi ve genel olarak yaşlılık döneminde yaşanan sorunlar da bu yolla önlenebilir. Bu bağlamda, sizlere 2024 yılında yazdığım "Liseli Bir Sporcunun Romanı: Spor - Sağlık - Bağışıklık" adlı kitabımı okumanızı öneririm.

Spora başlamanın yaşı yoktur; ancak hafif beden hareketlerinden başlanarak dozun artırılması sporun etkinliğini artırdığı gibi, rahatsızlık hissetmeden sabırla uygulanan hareketler hayatın normal akışını da değiştirmemiş olur.

Sabah yataktan kalktığınızda (veya yataktan kalkamıyorsanız uzandığınız yerde) kollarınızı havaya kaldırıp yanlara doğru açın; ardından elleriniz göğüs kemiği üzerinde birleşecek şekilde kollarınızı açıp kapatın.
Ellerinizi başınızın üzerine kaldırıp karnınıza doğru indirin ve tekrar kaldırın. Başlangıçta yapabileceğiniz tekrar sayısını zamanla 15-20'ye çıkarabilirsiniz.
Sırtüstü yatarken dizlerinizi kırmadan sağ ve sol bacağınızı, her gün sayısını biraz daha artırarak indirip kaldırabilirsiniz. Yataktan kalktıktan ve banyonuzu yaptıktan sonra, ayakta veya oturarak bu hareketleri tekrarlamak suretiyle güne mutlu bir şekilde başlayabilirsiniz.

Gençseniz işe giderken yürüyün ya da otobüse/metroya bir sonraki istasyondan binin. Otomobilinizi iş yerinizden en az bir kilometre uzaklıktaki bir otoparka bırakıp işe kadar yürüyün. Mümkünse asansörden çıkacağınız kattan iki kat önce inip merdiven kullanın. Evde otururken yaptığınız esneme hareketlerini masa başında çalışırken de yapın; her bir veya iki saatte bir odadan odaya ya da merdivenlerde kısa yürüyüşler yapın. Zamanınız varsa ve gençseniz koşmayı, orta yaşlıysanız tempolu yürümeyi ve merdiven çıkmayı tercih edin. Yaşlıysanız en azından oturduğunuz yerde kol ve bacaklarınızı hareket ettirin. Biliyorum, çoğunuz bütün bu hareketleri çocukluğunuzda zaten öğrenmişsinizdir. Yalnızca uygulamayı aksatmayın ve her fırsatta hareket edin.

Özellikle yaşlılar için hazırladığım egzersiz videolarını YouTube üzerinden seyredebilirsiniz. Eğer bu konuyla ilgilenir ve sorular sorarsanız, seve seve yanıtlarım. 

Saygılarımla.

Dr. Metin Tulga