Halkevleri, Cumhuriyet döneminde ülkenin sosyal ve kültürel kalkınmasında, Cumhuriyet'in getirdiği değerlerin geniş halk kitlelerine ulaşmasında son derece önemli bir işlevi yerine getirmiştir. Bu evler ve daha sonra kurulan odalar sayesinde Anadolu'nun kent, kasaba, hatta köylerine kadar çağdaş bilimin ışığı sızabilmiş; yurdun her köşesinde çıkan Halkevi dergileri de bu ışığın taşıyıcıları olmuşlardır. Tarih, edebiyat, güzel sanatlar ve folklor gibi alanlarda Halkevlerinin yürüttüğü çalışmalar, ulusal değerlerimizin yalnız günümüze değil, yarına da aktarılmasında büyük ve tarihsel bir görevi yerine getirmiştir. Halkevlerinin, Türk halkının tarihsel mirasını değerlendirmede nasıl büyük bir rol oynadığı kendiliğinden anlaşılır. 19 Şubat 1932'de kurulan Halkevlerinin sayısı 1950 yılında 478'e, halkodalarının sayısı ise 4322'ye varmıştır.  

DP iktidara geldikten sonra, 8 Ağustos 1951 tarihli ve 5830 sayılı yasa ile etkinlikleri durdurulan Halkevlerine yönelik en büyük eleştiri, bunların CHP'nin yan kuruluşları olarak çalışmaları ve söz konusu partiyle organik bir bağlantı içinde bulunmalarıydı.  

Halkevlerinin asıl gayesi; Cumhuriyet'in dünya görüşünün, aydınlar ve uzmanlar tarafından halka anlatılmasıdır. İnsanlara pratik el becerisi kazandıracak eğitimin yanında, bütün sanat dallarının çalışma ve gösterileri ile halkımızın tarihsel ve kültürel açıdan aydınlatılmasıdır. Bütün vatandaşların üye olmadan zahmetsizce toplanacakları, memleket meselelerini konuşarak tartışacakları bir mekân olmuş; il ve ilçelerin çoğunda açılan korolar, konserler, radyolar ve bandolarla halkın sevgisini ve ilgisini kazanmıştır. Bir yılda 55 mahalde kurulan Halkevleri birbirleriyle yarışmış; kütüphane okuyucu sayısı 1.500.000'e, toplantılara katılanlar 500.000 kişiye ulaşmış; 575 konser, 511 temsil ve 1537 konferans düzenlenmiştir. 798.000 kişi konserlere katılmış, 428.000 kişi kitap okumuştur.  

5-6 yaşında bir çocuk olarak bulunduğum Varto'daki temsilleri, konserleri ve pilli radyodan öğrendiğimiz haberleri bugün gibi hatırlıyorum. Yozgat'ta bulunduğumuz yıllardaki tiyatro ziyaretlerimiz, Eskişehir'de o zamana göre şehrin en büyük binalarından biri olan Halkevindeki konferanslar (öğretmenimizin ödev olarak verdiği bildirilerimizi halka sunardık) unutulmazdır. En büyük merakım ise kütüphanede mevcut kitaplardan ödünç alarak evde okumaktı. Halkevlerinin kapatılması, hükûmette üç bakanı bulunan şehirde matem havası oluşturmuştu. İnşallah Atatürk milliyetçileri ilk seçimde iktidar olacak ve Mustafa Kemal'in hatırasını çağa uygun bir şekilde canlandıracaktır.

Dr. Metin Tulga