Yeni parti hakkında yazmış olduğum yazıların eleştirisini yapan bazı arkadaşlar, yılların CHP'sinden edindikleri deneyimlere göre, yeni kurulan partinin ondan ne denli farklı olacağını bilemedikleri için tam bir güven içinde olmadıklarını ifade etmektedirler. Ben deneyimlerime dayanarak, yeni partinin Atatürkçü toplumu tamamen kendine çekebilmesi için neleri ön plana alması gerektiğini ifade etmek istiyorum:
En önemli prensip, din ile devlet arasında kesin bir ayrım olmasıdır. Din; aynen Fatih Sultan Mehmet ve Atatürk dönemlerinde olduğu gibi ve Fuat Köprülü'nün ifade ettiği şekilde, "İmam, camide hutbe okuyan ve namaz kıldıran insan" çerçevesinde kalmalıdır.
Atatürk'ün ekonomik görüşündeki prensiplere uyularak, adil bir vergi reformu ile sosyal denge sağlanmalıdır. Devlette ve halkta savurganlığa izin verilmemeli, bunu engellemek için demokratik yollar bulunmalıdır. Tarım ve ormancılığa önem verilmeli, su havzaları korunmalıdır. Güneş, rüzgâr ve atık (çöp) kaynakları kullanılarak petrole bağlı ulaşım ve endüstri, elektrik enerjisine dönüştürülmelidir. Çatısız ev inşaatına izin verilmemeli ve evlerin çatılarından güneş enerjisi elde edilmelidir. Orman ve tarım üretimine zarar vermeyecek ve hava kirliliği engellenecek şekilde maden kömürlerinden de yararlanılmalıdır.
Eğitim ve sağlık hizmetlerinin kesinlikle ücretsiz olması sağlanmalıdır.
Sağlıklı her vatandaşın iş bulabileceği bir sistem yaratılmalıdır. Ücretli askerlik uygulanacaksa, bu hizmetten yararlanan kişiler askerlik süresi kadar devletin eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerinde görev almalıdır.
Ülkede ticari faaliyet ve tarım üretimi yapmak isteyenlere, yerli vatandaşlara verilen olanaklar kadar izin verilmeli; rekabet edebilme imkânı daima yerli üreticiye sunulmalıdır. Diğer devletlerle yapılacak işbirliklerinde karşılıklı çıkar gözetilmelidir. Adalet sistemindeki tutuklamalarda; delilleri yok etme veya yurt dışına kaçma gibi durumları önlemek için hapishaneler yerine teknolojik tedbirler veya daha medeni usuller kullanılmalıdır.
Tekerleği yeniden keşfetmeye gerek yoktur. Bunu başarmış ülkelere uzmanlar gönderilerek alınacak sonuçlar, TBMM komisyonları tarafından incelenebilir. Bir cumhurbaşkanı, başbakan veya milletvekili en çok 4 sene hizmet verdikten sonra görevden çekilip yerini başkasına bırakmalıdır; millete hizmet sırayla ve fedakârlıkla yapılmalıdır. Milletvekillerinin hem emekli hem de milletvekili maaşı almaları komiktir. Milletvekili olmak isteyen şahıs, bu işin bir meslek olmadığını ve fedakârlık gerektirdiğini bilmelidir.
Askeriyede kumandanlar bunu başardığına göre siviller de başarabilir. Rahmetli Ecevit'in dediği gibi: "Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Mezarlıklar vazgeçilmezlerle doludur."
Yeni partiye oy vermek isteyen insanlar, öncelikle siyasete ne denli katıldıklarını düşünmelidir. Bireyler, kişisel çıkarlarını bir kenara bırakıp yönetime katılmadığı sürece her yönetimin aynı akıbete uğraması kaçınılmazdır. Bu nedenle, öncelikle gençler partiye üye olmalı ve görev alarak yönetimi denetlemeyi öğrenmelidir.
Dr Metin Tulga