İslamda üç arınma: Hz. Muhammed,İmam-ı Azam Ve Atatürk!

Metin Tulga

31-08-2026 00:32

İslam, Kur'an-ı Kerim'in Hz. Muhammed'e indirilmesiyle başlamış bir dindir. Allah, Kur'an-ı Kerim'i Cebrail vasıtasıyla iyi ahlakıyla tanınan Hz. Muhammed'e iletmiş ve sureler tedricen (aşama aşama) indirilerek, bu ilahi mesajı halka anlatması için kendisine peygamberlik görevi verilmiştir.

Hz. Muhammed, okuma yazma bilmemesine rağmen, o dönem Ortadoğu'nun önemli mesleklerinden biri olan kervan ticaretini sürdürürken kendisine tevdi edilen bu görevi en iyi şekilde yerine getirmek için büyük gayret sarf etmiştir.

Yaşadığı şehirde putperestlerin çoğunlukta olması, yeni dinin onlar arasında büyük bir öfkeye sebep olmasına yol açmıştır. Küçük gruplar hâlinde İslam'a katılan insanlar yerli halk tarafından ağır cezalara çarptırılmış ve Hz. Muhammed'in görevini yapması büyük ölçüde engellenmek istenmiştir. Kendisi, mensubu olduğu saygın ailenin ve akrabalarının desteği sayesinde canını kurtarabilmiştir. Ancak baskılar o derece artmıştır ki İslam'ı kabul edenler çareyi Mekke'yi terk edip Habeşistan'a sığınmakta bulmuşlardır.

Zamanla, Medine'deki toplumda Allah'ın emirlerini yayabilecekleri ve barış içinde yaşayabilecekleri dostane bir ortam bulduklarında, Mekke'den Medine'ye göç etmeye başlamışlardır. Muhaliflerin saldırıları karşısında ise askeri bir örgütlenme yoluna giderek kendilerini savunmuşlardır.

Medine'de zaman içinde cumhuriyete benzer bir idari yapı ortaya konmuş; din dışı sosyal, kültürel, ekonomik ve askeri problemler bu sistemle çözülmeye çalışılmıştır. Din ve ibadet ise bu idari işlerin dışında tutularak kişilerin kendi inisiyatifine bırakılmıştır.

Hz. Muhammed; Kur'an'ı tanıtmayı, bir peygamber olarak ibadet etmeyi ve bir devlet başkanı olarak ülkeyi yönetmeyi birbirinden ayrı konular olarak ele almıştır. Asr-ı Saadet denilen bu dönemde din, sosyal ve bireysel hayatta yalnızca Kur'an-ı Kerim'e uyularak yaşanmış; insanlar günlük hayatlarını o zamana kadar alıştıkları örfler üzerinden devam ettirmişlerdir. Hz. Muhammed'in vefatından sonra başa geçen ilk halifeler peygamberin kurduğu bu düzeni sürdürmüş olsa da, son halifelik döneminde başlayan bölünmeler, İslam toplumlarını erken bir evrede birbirine düşman gruplar hâline getirmiştir.

Buraya kadar verilen bilgiler doğrultusunda, başlangıçta İslam'ın uygulanması sadece Kur'an-ı Kerim'e uyularak ve peygamberin pratikleri ile önerileri izlenerek gerçekleşmiştir. Günümüzdeki çok taraflı bölünmeler ve İslam'ın bir devlet şekli olarak uygulanma çabaları tamamen Hz. Muhammed'in dönemi dışında gelişmiştir.

Öyle ki zaman zaman din bir çıkar kapısı hâline gelmiş, Kur'an-ı Kerim'de yeri olmayan bir ruhban sınıfı türetilmiştir. Bir taraftan "Bunlar Hz. Muhammed'in uygulamalarıdır" denilerek O'nun Kur'an'a uymayan asılsız rivayetleri reddettiği gerçeği göz ardı edilmiş ve bu rivayetler adeta dinin kendisiymiş gibi tartışma konusu yapılmıştır. Bu suretle "sünnet" adı altında şekillendirilen uygulamalar "Sünnilik" olarak yaygınlaşmış ve bazı şahısların önderliğinde tarikatlar ortaya çıkmıştır. Önce Emeviler, ardından Asya'nın batısından Avrupa içlerinde Pireneler'e kadar yayılan Abbasiler döneminde bu yapı, çoğunlukla emperyalist bir devlet anlayışıyla gelişmiştir.

İslam dini, Abbasiler döneminde Ehl-i Beyt mensupları tarafından Türk halkına kazandırılmış; ancak devlet dini mertebesine Sünni ulemalar yoluyla, İran coğrafyasındaki Türk devletlerince taşınmıştır. Sünni İslam anlayışı Osmanlı Devleti bünyesinde de resmi kabul görmüşse de, Alevi inancı bir halk dini olarak Osmanlı toplumunda yerini almıştır.

Ben bu yazıda; çeşitli din adamlarının Kur'an-ı Kerim meallerinden ve tefsirlerinden yararlanarak İslam dininin farklı uygulama biçimlerini, asırlardır Türk devletlerinde varlık gösteren Sünni ve Alevi görüşleri ile İslam bilginlerinin önderliğinde ortaya çıkan sosyal akımları karşılaştırmalı olarak değerlendireceğim.

Bugünkü Türkiye'nin laik, yani din ile devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı yönetim anlayışında, halkın din eğitiminin ve ibadetlerinin en doğru şekilde nasıl şekilleneceğine dair görüşlerimi sunmak istiyorum. İslam'da ilk arınma Hz. Muhammed, orta arınma İmam-ı Azam, son arınma ise Mustafa Kemal Atatürk döneminde gerçekleşmiştir. Günümüz Türkiye'sinde, gerçek İslam bilginlerinin (teologların) görüşleri doğrultusunda herkesin kabul edebileceği, asırlar boyu süren karmaşayı ortadan kaldıran bir din anlayışının tesisi şarttır. Devlet ile dinin ayrı tutularak laik görüşün doğru uygulanması ile bugüne kadar alınmış olan yolun ülkenin feraha çıkması ve dinin gençlerin gözünde "anlaşılamayan" bir yapı olmaktan kurtarılması gerekmektedir. Çağdaş ve kalkınmış ülkeler seviyesine ulaşabilmemiz, ancak Atatürk'ün başlattığı din aydınlanmasının hakiki bilim insanları tarafından tartışılarak ileriye taşınmasıyla mümkün olacaktır.

Dr. Metin Tulga

DİĞER YAZILARI Kurtuluşun Reçetesi: Atatürk Devrimleri, Gençlik ve Yeni Parti! 01-01-1970 03:00 Okurlarımla Sohbetler! 01-01-1970 03:00 Din Uygulamaları ve İmam-ı Azam'ın Görüşleri. 01-01-1970 03:00 Atatürk'ün İkili Devrimi: Devlette Laiklik, Dinde Öze Dönüş! 01-01-1970 03:00 Avrupa ve Anadolu'nun Arkeolojik Kökenleri! 01-01-1970 03:00 Halkevleri Hakkında Görüşüm! 01-01-1970 03:00 Atatürk Milliyetçileri Birleşmeliyiz! 01-01-1970 03:00 93 Yıllık Ömrümde... 01-01-1970 03:00 Çerçeve Yasası, Yeni Parti ve Atatürk Çizgisinde Birlik 01-01-1970 03:00 İnsanlar Yaşadıkça! 01-01-1970 03:00 Yeni Parti Tüzüğünde ve Prensiplerinde Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Neden Yeni Partiye Oyumu vereceğim! 01-01-1970 03:00 Çevreyi Koruma Bilinci 01-01-1970 03:00 Okurlarımla Sohbetler 01-01-1970 03:00 Yeşil Mirasımızı Korumak! 01-01-1970 03:00 Yeni Parti hakkında Görüşüm! 01-01-1970 03:00 Unutulan Töre, Geciken Adalet! 01-01-1970 03:00 Devlet Bağımsızlığının En Önemli Unsuru Ekonomik Bağımsızlıktır! 01-01-1970 03:00 Atattürk'ün izinde Devrimleri Halka Anlatmak! 01-01-1970 03:00 Tarih Öncesi Dönemde Avrupa'nın Oluşumunda Göçlerin Önemi! 01-01-1970 03:00 Çocuk Sağlığı Ve Aşılarda Koruyucu Hekimliğin Uygulanmasının Önemi! 01-01-1970 03:00 Hekim Hasta İlişkileri! 01-01-1970 03:00 Türkiye'de Bakıma Muhtaç Hastalar Şu Anda Ne Durumda? 01-01-1970 03:00 Mısır Luxor Kenti ve Sanat Eserleri ( 1990) 01-01-1970 03:00 Atatürk Milliyetçiliği 01-01-1970 03:00 Benim Atatürkçü Tarım Projem! Köylü Nasıl Tekrar Eski Köylü Olabilir! 01-01-1970 03:00 Okurlarımla Sohbetler! 01-01-1970 03:00 Şehir Hastaneleri ülkemiz İçin Yararlı mı? 01-01-1970 03:00 CHP’nin, Atatürk’ün Tamamlanmasını Arzu Ettiği Devrimlerdeki Tutumu Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Orta Asya'da Siyasi ve Sosyal Anlamda Yaygın Olan Örfi Hukukun Osmanlı Devlet Yönetimine Etkileri! 01-01-1970 03:00 Spor Sağlık ve Yaşlılık! 01-01-1970 03:00 Keşfetmekle geçen bir ömür: 92 yıllık serüven! 01-01-1970 03:00 Ütopya ( Hayalimdeki Türkiye Cumhuriyeti) 01-01-1970 03:00 Hantavirüs Gerçeği: Yeni Bir Pandemi mi Yoksa Yersiz Bir Panik mi? 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye  (Bölüm II) (Atatürk’ün Sağlık ve Beslenme Politikası) 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye (Beslenme ve Sağlık Sorunları). Bölüm 1 01-01-1970 03:00 Müthiş Türk Kadınları! 01-01-1970 03:00 Sağlık Kuruluşlarında ve Hekimlerin Çalışmalarında Saptadığım Eksiklikler ve Önerilerim 01-01-1970 03:00 Tarihi Gerçeklerden Aksiyon filmine: Ekrandaki " Kuruluş " yanılgısı! 01-01-1970 03:00 Almanya'da 10 yıl ve 1965 sonbaharı.. 01-01-1970 03:00 II.Bölüm -CHP Ne yapmalı nasıl davranmalı-Ekrem İmamoğlu'nda gözlemlediğim özellikler! 01-01-1970 03:00 I. Bölüm-CHP ne yapmalı nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Osmanlı Devleti'nde Eğitimin Gelişimi ve Cumhuriyet Dönemi Eğitimi 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 3) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 2) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan hatırladığım İstanbul! 01-01-1970 03:00 Kitaplar ,kitap yazmak ve okumak hakkında.. 01-01-1970 03:00