Osmanlı Devleti'nde Eğitimin Gelişimi ve Cumhuriyet Dönemi Eğitimi

Metin Tulga

23-03-2026 22:51

Osmanlı Devleti henüz beylik hâlindeyken eğitim, Ahilik prensiplerine dayanıyordu. İlk medrese İznik’te kurularak Osmanlı Devleti'nin ilk okulu olarak dikkati çekti. Zamanla medrese sayısının artmasıyla okullu halk ve asker sayısı da arttı. Ancak dikkat edilmesi gereken bir husus şudur ki Kur'an dilinin Arapça olması nedeniyle eğitim Arapçaya yönelmiş; ön planda Arap alfabesi öğretilerek Kur’an'ı doğru okuma prensibi benimsenmiştir. Zamanla yaygınlaşan sıbyan mektepleri ve ilkokullarda öğretim, Arapça Kur'an okumaya odaklandı. Yüksekokul statüsündeki medreseler; İstanbul'un ve Anadolu'nun belli başlı şehir ve kasabalarında Arapça eğitim veriyordu.

Tanzimat devrine kadar okuryazarlık, azınlıkların fazlalığı dolayısıyla İstanbul’da %10 civarındayken Anadolu'da bu oranın çok daha altındaydı. Bu durumda bilimsel gelişmeleri izlemek mümkün olmuyordu. Tanzimat döneminde azınlık okulları artarken, yeni açılan Tanzimat okullarında dinî bilgiler ön planda tutularak Osmanlı Türkçesiyle eğitim verilmeye başlandı. Medreseler, Tanzimat okulları, azınlık ve Avrupa okullarının artmasıyla okuryazar oranı İstanbul’da %20’ye, Anadolu’da ise %10’a yükseldi. Doğal olarak her okul kendine ait bir topluluğu temsil ettiğinden, imparatorluğun standart bir eğitim sistemi yoktu.

Cumhuriyet'in ilanından sonra eğitim, Maarif Vekâleti çatısı altında tek elden yönetilmeye başlandı. Harf Devrimi'yle yazının Türkçeleşmesi sonucu, ülkenin ana dili olan Türkçe bütün okullarda ön plana çıktı. Bu suretle gerek köylerde gerekse mahallelerde halk okulları açılarak yeni harflerle Türkçe öğretilmeye başlandı. On sene gibi kısa bir sürede ülkede okuryazar oranı %100’e yaklaştı. Yüksekokullarda bilimsel eğitimin de Türkçe yapılmasıyla bilimsel çalışmalar ivme kazandı.

Ancak ilerleyen yıllarda yaşanan siyasi süreçler, demokrasinin oy kaygısıyla yanlış işletilmesi, Köy Enstitülerinin tedricen kapatılması ve okullaşmanın bölünmesi; oy kaybı korkusuyla yönetimlerin devrimleri büyük çapta askıya almasına ve bu sağlam eğitim temelinin yara almasına neden oldu. Eğitim devrimi zamanla anlamını yitirmeye başlamış; sistemin yeniden din okulları, özel okullar ve devlet okulları şeklinde parçalanmasıyla bu en önemli devrim ne yazık ki etkisiz hâle getirilmiştir.

Dr Metin Tulga

DİĞER YAZILARI CHP’nin, Atatürk’ün Tamamlanmasını Arzu Ettiği Devrimlerdeki Tutumu Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Orta Asya'da Siyasi ve Sosyal Anlamda Yaygın Olan Örfi Hukukun Osmanlı Devlet Yönetimine Etkileri! 01-01-1970 03:00 Spor Sağlık ve Yaşlılık! 01-01-1970 03:00 Keşfetmekle geçen bir ömür: 92 yıllık serüven! 01-01-1970 03:00 Ütopya ( Hayalimdeki Türkiye Cumhuriyeti) 01-01-1970 03:00 Hantavirüs Gerçeği: Yeni Bir Pandemi mi Yoksa Yersiz Bir Panik mi? 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye  (Bölüm II) (Atatürk’ün Sağlık ve Beslenme Politikası) 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye (Beslenme ve Sağlık Sorunları). Bölüm 1 01-01-1970 03:00 Müthiş Türk Kadınları! 01-01-1970 03:00 Sağlık Kuruluşlarında ve Hekimlerin Çalışmalarında Saptadığım Eksiklikler ve Önerilerim 01-01-1970 03:00 Tarihi Gerçeklerden Aksiyon filmine: Ekrandaki " Kuruluş " yanılgısı! 01-01-1970 03:00 Almanya'da 10 yıl ve 1965 sonbaharı.. 01-01-1970 03:00 II.Bölüm -CHP Ne yapmalı nasıl davranmalı-Ekrem İmamoğlu'nda gözlemlediğim özellikler! 01-01-1970 03:00 I. Bölüm-CHP ne yapmalı nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 3) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 2) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan hatırladığım İstanbul! 01-01-1970 03:00 Kitaplar ,kitap yazmak ve okumak hakkında.. 01-01-1970 03:00