Müthiş Türk Kadınları!

Metin Tulga

15-04-2026 00:31

 

Kadın, Allah'ın insan yaratılması için en uygun bulduğu, özel bir varlıktır. Çocuğun yaratıldığı organa "rahim" denilmesi de bu sebepledir. Kadın bedeni, insanın var olması ve korunması için özel olarak yaratılmıştır. Sperm ana rahmine düştüğünde, erkeklerde bulunmayan hormonlar ve bu işe yardımcı olan diğer organlar, doğacak çocuğun yaşayabilmesi ve sağlıklı olarak dünyaya gelebilmesi için olağanüstü bir düzenleme ve çaba içine girer. Kadın güçlenir. Anne kanı aracılığıyla bağışıklık sistemi, daha doğmadan çocuğun bedenine dâhil olur. Bu nedenle aşılanmış annelerin çocukları doğuştan bağışıklık kazanmış olarak doğar. Bu bağışıklık, çocuk kendi bağışıklığını kuracak duruma gelinceye kadar devam eder. Çocuğun doğumuyla birlikte anne bedeninde özel hormonlarla oluşan anne sütü ise ayrı bir ab-ı hayattır. Süt, çoğunlukla başka bir ek gıdaya gerek kalmadan çocuğu beslediği gibi, içinde barındırdığı antikorlarla onu virüsler dâhil bütün hastalıklardan korur.

Tüm bu mucizevi yaratılışa rağmen, şunu da özellikle vurgulamak istiyorum: Bu mükemmel varlığın günümüzde hâlen hor görülerek aşağılanması, hatta sudan bahaneler bulunarak öldürülmesi ilkelliğin en büyük göstergesidir. Kur'an-ı Kerim kadını yüceltir. Buna rağmen dinimizi bahane edip ilkel saplantılarını hâlen koruyan bu zihniyetteki insanları mutlaka eğitip tedavi etmeliyiz.

"Müthiş Türk Kadını" adını verdiğim bu yazıda, amacım Türk kadınını diğer uygar ülke kadınlarından üstün göstermek değildir. Zira 15 seneden fazla yaşadığım Almanya'da, bir Alman kadınının en az on Alman erkeğinin yaptığı işi başardığına bizzat şahit oldum. Buna rağmen Almanlar yaşadıkları topraklara "Babavatan" derken, biz belki de dünyada topraklarına "Anavatan" diyen tek milletiz. Bizim kadınlarımızın yaptıkları fedakârlıklar, erkek egemen toplumumuzda çoğu zaman görülmez. Üstelik kadına ayrı bir değer veren İmamoğlu gibi devlet adamları bile zaman zaman saf dışı bırakılmaya çalışılır.

İstiklal Harbi'nde erkekler cephede savaşırken ülkeyi koruyan ve yaşatan kadınlarımızın kahramanlığı herkesin malumudur. Ben bunu, 12 yaşındayken mağlup ordu refakatinde Sakarya gerisine çekilen annemden bizzat duydum. Kadınların kağnılar içinde yaralıları tedavi ederken bir yandan çocuklarını nasıl beslediklerini, yaşlılara nasıl saygı gösterdiklerini defalarca ondan dinledim. Dünyada ilk aşı uygulaması da Türk kadınlarından öğrenilmiştir. İnek memelerindeki yaradan aldıkları cerahati, fındık kabuklarıyla çizdikleri deri üzerine sürerek çiçek hastalığını tedavi eden köylü kadınlarımızı gözlemleyen İngiliz elçisinin eşi, bu durumu bütün dünyaya duyurmuş; dikkatli bir hekim olan Dr. Jenner ise bunu tıbbi bir aşı hâline getirerek tüm dünyayı bu hastalıktan kurtarmıştır.

Geçtiğimiz bayram ziyaretimize gelen bir hanım komşumuzun boncuklarla harika tablolar yarattığını, ancak bu el emeği eserleri sergileme olanağı bulamadığını üzülerek öğrendim. Nedense kadınların başardıkları şeyler hiçbir zaman yeterince öne çıkarılmıyor. Erkeklerin çoğunlukta olduğu bir mezuniyet töreninde sınıf birincisi olan teğmen kızımız "Atatürk'ün askeri" olduğunu söylediği için disiplinsizlik bahanesiyle ordudan atılma tehlikesi yaşıyor; dünya şampiyonu olan voleybolcu kızlarımız hak ettikleri övgüyü tam anlamıyla göremiyor. Buna karşılık, sosyal hizmetlerde ve eğitimde harikalar yaratan sınıf arkadaşım Türkan Saylan hasta yatağında sorguya çekilebiliyor. Akıl alacak gibi değil. Kadınlar sokak ortasında öldürülüyor, kız çocukları aileleri tarafından mezara gönderiliyor. Toplumun bir kesimi Kur'an-ı Kerim'in ne anlattığını okumadan, ne için ibadet ettiğini dahi bilmeden şeklen namaz kılıp oruç tutuyor. Üstelik böyle karanlık bir ortamda sahte bir neşeyle bayram kutlanıyor...

Dr. Metin Tulga

 

DİĞER YAZILARI CHP’nin, Atatürk’ün Tamamlanmasını Arzu Ettiği Devrimlerdeki Tutumu Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Orta Asya'da Siyasi ve Sosyal Anlamda Yaygın Olan Örfi Hukukun Osmanlı Devlet Yönetimine Etkileri! 01-01-1970 03:00 Spor Sağlık ve Yaşlılık! 01-01-1970 03:00 Keşfetmekle geçen bir ömür: 92 yıllık serüven! 01-01-1970 03:00 Ütopya ( Hayalimdeki Türkiye Cumhuriyeti) 01-01-1970 03:00 Hantavirüs Gerçeği: Yeni Bir Pandemi mi Yoksa Yersiz Bir Panik mi? 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye  (Bölüm II) (Atatürk’ün Sağlık ve Beslenme Politikası) 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye (Beslenme ve Sağlık Sorunları). Bölüm 1 01-01-1970 03:00 Sağlık Kuruluşlarında ve Hekimlerin Çalışmalarında Saptadığım Eksiklikler ve Önerilerim 01-01-1970 03:00 Tarihi Gerçeklerden Aksiyon filmine: Ekrandaki " Kuruluş " yanılgısı! 01-01-1970 03:00 Almanya'da 10 yıl ve 1965 sonbaharı.. 01-01-1970 03:00 II.Bölüm -CHP Ne yapmalı nasıl davranmalı-Ekrem İmamoğlu'nda gözlemlediğim özellikler! 01-01-1970 03:00 I. Bölüm-CHP ne yapmalı nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Osmanlı Devleti'nde Eğitimin Gelişimi ve Cumhuriyet Dönemi Eğitimi 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 3) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 2) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan hatırladığım İstanbul! 01-01-1970 03:00 Kitaplar ,kitap yazmak ve okumak hakkında.. 01-01-1970 03:00