Benim Atatürkçü Tarım Projem! Köylü Nasıl Tekrar Eski Köylü Olabilir!

Metin Tulga

18-06-2026 19:55

Ülke çıkarları için yazdığım yazılarda neden çözüm yolları gösteremediğim konusunda eleştiriler alıyorum. İktidar ve muhalefetin elinde çok değerli uzmanlar bulunduğuna ve halkın sorunlarını bu uzmanların planlamalarıyla çözebileceklerine inandığım için, kendi çözüm önerilerimi bugüne kadar ancak bir ütopya olarak yazabiliyordum. Bundan sonra, politikacıların bilerek unuttuğu gerçekleri açıklıkla yazmaya çalışacağım.

Bugüne kadar hükümetlerin köylüyü kalkındırmak, özellikle tarlaları tarıma kazandırmak ve meraları köylünün hizmetine sunmak için yeterli çalışmayı yapmadığı kanısındayım. Genç nüfus şehirlere işçi veya kapıcı olarak göç ederken, kimse köylerin neden yok olduğunu düşünmedi. Köylülerin meraları, tarlaları, meyve bahçeleri ve zeytinlikleri inşaat veya maden alanı yapılmak üzere ellerinden alınırken; Köy Kanunu'nda yer alan köylünün nasıl toprak sahibi olacağı veya ekonomisini düzeltmek için toprağını nasıl artırabileceği kuralını kimse umursamadı.

Herkes Türkiye'deki tarım ve hayvancılık ürünlerinin ülke için yeterli olduğunu sanarak köylüyü unuttu. Köylü de köylülüğün utanılacak bir şey olduğunu sanarak köylülükten istifa etti ve şehirlerin mahallelisi oldu. Şimdi ise herkes beslenmenin neden bu kadar pahalı olduğunu soruyor. Dut, portakal, mandalina, greyfurt, elma, armut, erik, yenidünya, iğde, badem ve ceviz gibi meyve ağaçları kesiliyor; yerlerine şehirler, mahalleler inşa ediliyor. Tarımda muz ve avokado ön plana çıkarken, zeytinlikler taş veya maden ocaklarına dönüşüyor, sebze bahçeleri göz göre göre yok oluyordu. Bahçelerini ve ağaçlarını korumaya kalkan mahalleli (eski köylü) devlet görevlileri tarafından engelleniyor, itilip kakılıyor; üstelik "devlet görevlisine karşı geldi" masalıyla hapse atılıyordu. Öğretmenlerin büyük bir kısmı işsizken köylerde okullar kapanıyor, öğrenciler başka okullara taşınıyor. Ülkede ne para ediyorsa her şey ona yönleniyor; zengin daha zengin, fakir daha fakir oluyor ve orta sınıf ortadan kalkıyordu.

Önce bu düzen değişecek, gözleri boyanan halk uyanacak; başka bir çıkış yolu yok. Halk artık sağ-sol, Türk-Kürt, Alevi-Sünni veya dindar-dinsiz olarak değil; tamamen zengin ve fakir olarak bölündü. Muhalefetin görevi birleşmek, aralarındaki çıkarcıları tasfiye etmek ve iktidarı destekleyen halkı uyandırarak kendi yanına çekmek olmalıdır. Halka, demokratik yollarla ne yapmak istediğini açıklıkla anlatarak seçimi kazanmalıdır. Bugüne kadar hiçbir kuvvet halkın karşısında duramamıştır.

Peki, köylüyü tekrar canlandırmak ve kalkındırmak için neler yapmalıyız?

Önce hakiki üretici olan köylüyü tekrar köylü yapabilmek için, yenisi hazırlanıncaya kadar geçici olarak da olsa 442 sayılı,1924 tarihli Köy Kanunu harfiyen uygulanmalıdır. Devlet taban fiyat verirken üreticiyi değil, bütçeyi düşünüyor. Verilen fiyatın, üreticinin hayatını sürdürecek yeterlilikte olup olmadığı hiç hesaba katılmıyor. Tarımda varlığı şüpheli planlama teşkilatlarımız veya çiftçiyi kalkındırmak için kurulan kooperatif ve birlikler, hükümetleri bu konuda hiç mi uyarmadı?

Kendi hayatımda zeytinciliğin bir nebze yeri olmuştur. Marmarabirlik'e bağlı Edincik Kooperatifi'nin, çiftçiyi hiç düşünmeden taban fiyatı düşük tuttuğuna ve alım miktarını azaltmak için çeşitli bahaneler uydurduğuna bizzat şahit oldum. Örneğin; sağlam zeytini vuruk gibi gösterip yemeklik zeytini yağlık kategorisine sokuyorlar. Çiftçinin elinde 10 ton zeytin varken sadece 1 tonunu alacaklarını, kalanını ise ancak yağlık olarak alabileceklerini belirterek üreticiyi malını tüccara satmaya mecbur bırakıyorlar. Telefonda bunun nedenini sorduğumda, "Zeytin değer kazanmıyor, isterseniz ağaçlarınızı kesebilirsiniz." dediler. Oysa internette araştırdığımda; kooperatif üyelerinin çoğunluğunun tüccarlardan oluştuğunu ve Türkiye'deki üretimi yetersiz göstererek devletten zeytin ithalatı için izin istediklerini gördüm. Tarım müdürlüklerine gittiğinizde ise karşınızda konuyu tartışabileceğiniz bilgili bir yetkili veya mühendis bulmak bile mümkün olmuyor. Diğer bir konu da çiftçiye anayasal hakkı olan desteğin tam olarak sunulamamasıdır ki, bu husus muhalefet milletvekilleri tarafından Meclis'e soru önergesi olarak da verilmiştir.

Kanaatimce çiftçi şöyle güçlenir ve üretim şu şekilde artar:

Köy Kanunu Güncellenmeli: 1924 yılında yazılan Köy Kanunu bugünkü şartlara göre yeniden yazılmalı, köyler mahalle olmaktan çıkarılıp tekrar köy statüsü kazanmalıdır. Muhtar ve ihtiyar heyeti, vali ve kaymakamın maiyetindeki memurlar gibi değil, köyün seçilmiş temsilcileri olarak yönetimde yer almalıdır.

Köylü Toprağın Sahibi Olmalı: Önce köylü tarlaların, meraların, otlakların, yaylaların ve su kaynaklarının sahibi olmalıdır. Ancak bunlardan arta kalanlar özel şirketlere teklif edilebilir. Kimse köylünün ağası olmamalıdır; ailesiyle birlikte kendi emeğiyle çalışan üretici kazanmalıdır. Kısacası üretici, ürettiği malın gerçek sahibi olmalıdır.

Temel Sağlık Hizmetleri Köye Taşınmalı: Çözüm için tekerlek yeniden icat edilmemelidir. Her köyde ambulans, hemşire, ebe ve sağlık memuru bulunmalı; bu kişiler okullarda eğitim sürecine de destek vermelidir.

Güvenlik ve Eğitim Desteği: Köyde muhtarın emrinde yeterli sayıda korucu veya jandarma bulunmalıdır. Gerektiğinde atanamayan öğretmenler köydeki farklı görevlere atanarak okul müdürüne eğitimde yardımcı olabilir.

Bu noktada, merhum Bülent Ecevit'in "Köy-Kent" projesi kesinlikle bir kez daha okunup incelenmelidir.

Ecevit'in Köy-Kent projesinin temel hedefi; kırsal kesimdeki dağınık yerleşimleri birleştirerek ekonomik, sosyal ve kültürel altyapısı gelişmiş modern yerleşkeler oluşturmak ve bu suretle şehre göçü önlemektir. Köylülerin tarım ve hayvancılıkta kooperatifler aracılığıyla daha kaliteli ürünler üretip bunları değerinde pazarlaması hedeflenmiştir.

Merkezi Altyapı: Birkaç komşu köyün, merkez seçilen bir köyde birleştirilerek; yol, su, elektrik, okul, sağlık ocağı gibi temel hizmetlerin tek merkezden daha kolay ve kaliteli sunulması amaçlanmıştır. Proje ilk olarak 1970'li yılların sonunda gündeme gelmiş ve en somut adımı 2000 yılında Ordu'nun Mesudiye ilçesinde atılmıştır.

Sonuç olarak: Köylü tekrar köyüne dönmeli ve devlet tarafından desteklenmelidir. Gübre, ilaç, yakıt, elektrik ve su köylüye ücretsiz verilmeli; bu mümkün değilse en azından bu girdilerden KDV ve ÖTV kaldırılarak anayasadaki tarımsal destekleme hakkı tam olarak uygulanmalıdır. Ayrıca her köyde yeterli sayıda traktör, römork, ilaçlama cihazı ve biçerdöver gibi tarım araçları köylünün ortak malı olarak bulunmalı; bu araçlar köy muhtarı ve ihtiyar heyeti gözetiminde adil bir şekilde kullandırılmalıdır. En önemlisi, kooperatifler sadece gerçek üreticilerin denetiminde olmalı; tüccarlar, üretici kooperatiflerinden kesinlikle elini çekmelidir.

Dr. Metin Tulga

 

DİĞER YAZILARI Okurlarımla Sohbetler! 01-01-1970 03:00 Şehir Hastaneleri ülkemiz İçin Yararlı mı? 01-01-1970 03:00 CHP’nin, Atatürk’ün Tamamlanmasını Arzu Ettiği Devrimlerdeki Tutumu Ne Olmalı? 01-01-1970 03:00 Orta Asya'da Siyasi ve Sosyal Anlamda Yaygın Olan Örfi Hukukun Osmanlı Devlet Yönetimine Etkileri! 01-01-1970 03:00 Spor Sağlık ve Yaşlılık! 01-01-1970 03:00 Keşfetmekle geçen bir ömür: 92 yıllık serüven! 01-01-1970 03:00 Ütopya ( Hayalimdeki Türkiye Cumhuriyeti) 01-01-1970 03:00 Hantavirüs Gerçeği: Yeni Bir Pandemi mi Yoksa Yersiz Bir Panik mi? 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye  (Bölüm II) (Atatürk’ün Sağlık ve Beslenme Politikası) 01-01-1970 03:00 1939-1945 İkinci Cihan Harbi Döneminde Türkiye (Beslenme ve Sağlık Sorunları). Bölüm 1 01-01-1970 03:00 Müthiş Türk Kadınları! 01-01-1970 03:00 Sağlık Kuruluşlarında ve Hekimlerin Çalışmalarında Saptadığım Eksiklikler ve Önerilerim 01-01-1970 03:00 Tarihi Gerçeklerden Aksiyon filmine: Ekrandaki " Kuruluş " yanılgısı! 01-01-1970 03:00 Almanya'da 10 yıl ve 1965 sonbaharı.. 01-01-1970 03:00 II.Bölüm -CHP Ne yapmalı nasıl davranmalı-Ekrem İmamoğlu'nda gözlemlediğim özellikler! 01-01-1970 03:00 I. Bölüm-CHP ne yapmalı nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Osmanlı Devleti'nde Eğitimin Gelişimi ve Cumhuriyet Dönemi Eğitimi 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 3) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan Hatırladığım İstanbul ( Bölüm 2) 01-01-1970 03:00 Çocukluğumdan hatırladığım İstanbul! 01-01-1970 03:00 Kitaplar ,kitap yazmak ve okumak hakkında.. 01-01-1970 03:00