Paris’te doğan, İstanbul’da büyüyen bir marka hikayesi – Uniqera

On seneyi aşkın bir süre kurumsal iş dünyasında dijital pazarlama ve e-ticaret yöneticiliği yapan Ceyda Subaşı tarafından temelleri 2009’da Paris'te atılan Uniqera, 2019 yılında İstanbul’da kuruldu. Ceyda Subaşı’nın Paris’te yaşadığı dönemde ikinci el dükkanlarından ve antika satıcılarından kişisel koleksiyonu için topladığı takılarla başlayan bu yolculuk, bir süre sonra kişisel beğenisinin ötesine geçen bir tutku haline geldi. Zaman içerisinde konu hakkında araştırma ve okuma yapan, pek çok farklı ülkeden koleksiyonuna yeni parçalar kazandıran Ceyda Subaşı, kurumsal hayatta elde ettiği bilgi birikimini yeni işine aktararak Uniqera markasına hayat verdi.

Uniqera’nın ürün portföyünün genelini Avrupa ve Amerika’daki vintage & antika mağazalarından alınan aksesuarlar oluşturuyor. Bu aksesuarlar markanın web sitesinde (uniqeravintage.com) ve İstanbul Erenköy’deki mağazasında satışa sunuluyor. 1800’lerden 2000’lere uzanan zaman diliminden günümüze gelen ürünlerin çoğu kullanılmış olmasına rağmen kondisyonlarının oldukça iyi ve bakımlı olması dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra “new old stock” (eski stoklardan çıkmış, hiç kullanılmamış) ürünler de markanın portföyünde yer alıyor.

Vintage ürünler genelde tek olduğu için satılan bir ürünü tekrar bulma ihtimaliniz oldukça düşük. Özellikle kapaklı madalyon kolyeler, el yapımı mikro mozaik broşlar ve Çekoslovak parçalara ilgi çok fazla. 80’lerin gold rengi chunky parçaları ve burgu kolyeleri gibi günümüz modasında da trend olan ürünlerin sıkı takipçileri var. Çoğunlukla Trifari, Monet, Napier, Swarovski gibi geçmişte kalitesiyle ön plana çıkmış markaların ürünleri dikkat çekiyor. High fashion düşkünleri ise Chanel, Christian Dior, Givenchy gibi markaların parçalarını tercih ediyorlar. Bunun yanı sıra koleksiyonerlerin yakın markajında olan Miriam Haskell gibi bir markanın çok nadir bulunan özel bir parçası da sürpriz bir şekilde karşınıza çıkabiliyor.

Vintage ürünlerin yanı sıra markanın bir de sürdürülebilirliği destekleyen el yapımı takı, fular, çanta ve mum koleksiyonu var. Fabrikasyon ürünlerin sebep olduğu değersizlik hissine ve tüketim çılgınlığına karşı bir duruş sergileyen Uniqera, el yapımı ürünlerin hak ettiği değeri görmesi gerektiğini savunuyor. Kapalı Çarşı’daki zanaatkar mücevher ustalarının ellerinden çıkan, çoğunlukla mine işi ve doğal taşlı ürünlerden oluşan Artisan koleksiyonu da tam olarak bu düşünceyle ortaya çıkmış. Her biri elde tek tek, dönüştürülmüş materyallerle hazırlanan bu ürünler titizlikle yürütülen bir çalışmayla 2019 senesinden beri markanın takipçileriyle buluşmaya devam ediyor.

Uniqera’nın öncelikli iletişim kanalı sosyal medya. Instagram üzerinden aktif olarak paylaşım yapan marka, müşterileriyle yakın iletişimde olmayı tercih ediyor. Ürün tanıtımlarının yanı sıra vintage kültürünü ve yaşam tarzını anlatan paylaşımlarıyla da beğeni topluyor.

Takipçileri arasında yakından tanıdığımız ünlü isimler de var, harçlığının bir kısmını vintage parçalara ayıran lise öğrencileri de. Bu geniş skaladaki kişilerin vintage ürünleri tercih etmelerinin birden fazla nedeni var. Çoğunlukla, ürünlerin tek olmasının onları özel hissettirdiğini söylüyorlar. Yaşanmışlığının ve hikayelerinin, vintage ürünleri ayrıcalıklı yaptığını düşünen bir kesim de var. High fashion markaların eski koleksiyonlarına makul seviyelerdeki fiyatlarla ulaşabilmek de cabası. Her şeyden önemlisi, içinde bulunduğunuz tüketim çılgınlığından sıyrılıp, vintage ve el yapımı ürünlerle dünya için yapacağımız iyiliğin bilincinde olan bir kitlenin olması.